Şaraplık üzümler

TÜRKİYE'NİN ŞARAPLIK ÜZÜMLERİ
Bu yazıda Türkiye kaynaklı şaraplık üzümleri bulacaksınız. Ülkemizde yüzyıllar boyunca yetiştirilen ve kaliteleri uluslar arası platformlarda tanınan birçok üzüm çeşidi ile birlikte , ilgisizlik ve diğer nedenlerle kaybolmaya yüz tutan bazı üzüm türleri ile ilgili küçük bir özlem yazısı bulacaksınız. Ülkemize ve insanlığa ait olan ve korumakla yükümlü olduğumuz her güzelliğin yaşatılması dileğiyle...

YERLİ BEYAZ ÜZÜMLER

MİSKET Mİ , MUSCAT MI ?
Şekil olarak aynı çocukken oynadığımız misketlere çok benzeyen bu hoş kokulu üzüm ve bu üzümden yapılan şaraplar günümüzden 2500 yıl önce Anadolu'lu ünlü tarihçi Heredot tarafından da övülmekteydi.

Misket üzümü sözkonusu olduğunda Türkiye'deki Misket üzümü ile Fransa'daki 'Muscat ' üzümü arasındaki benzerlik ister istemez akla geliyor. Adı kadar tadı da birbirine benzeyen bu iki üzümün anavatanının neresi olduğu konusunda Türkler ve Fransızlar arasında bir muhabbettşr gidiyor. Bir rivayete göre antik çağlarda gemiyle ticaret yapan tüccarlar, Anadolu'dan Avrupa'ya şarabın yanısıra misket üzümüne ait kütükleri de götürmüş ve bunları dikerek bağlar oluşturmuşlar. Böylece Anadolu'nun Misket'i Fransa'da Muscat haline gelmiş.

Taneleri misket gibi yuvarlak ve orta büyüklükte olan bu üzüm olgunlaştığı zaman turuncuya çalan bir renk alır. Türkiye'deki anavatanı İzmir'in Bornova ilçesidir. Burasının son yıllarda betonlaşmasıyla birlikte, Menderes ilçesini kendine mesken tutmuştur.Sek ve tatlı şarapların yapımında kullanılır. Nefis bir aroması vardır. Bu üzümden Kavaklıdere firması tarafından Muscat, Doluca firması tarafından Moskado markalı şaraplar üretilmektedir. Misket üzümünden yapılan şaraplar yıllandırmaya uygun değildir.

EMİR
Kapadokya bölgesinin (Nevşehir, Kırşehir, Kayseri, Niğde ) suyu bol olan bir üzüm çeşididir. Adını hükümdarların özel şarabı olmasından ötürü emirlerden almıştır. Özellikle Hititler ve Romalılar döneminde büyük değer kazanan Emir üzümü bölgede geniş alanlara yayılmıştır. Bazı dönemlerde bölgedeki şaraplık çeşitler yerine sofralık üzüm çeşitlerini yerleştirmeye yönelik çalışmalar olmuş ise de, bölgenin toprak yapısı ve ikliminin kaliteli sofralık üzüm yetiştirmeye uygun olmaması nedeniyle başarısız olunmuştur. Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir. Sek şarap yapımında kullanılır. Emir üzümünden üretilen şaraplar yeşil sarı ya da açık sarı olur.



NARİNCE

İç kuzey Anadolu'da Tokat yöresinde üretilen bir beyaz üzüm çeşididir. Karadeniz kıyısına yakın dağların güneyindeki yaylada yetişir.Bu bağlık bölge Yeşilırmak boyunca devam eder. Burada genelde karasal iklim vardır ve bağlar ortalama 500 m.yükseklikte bulunur. Narince adı, ince kabuğundan kaynaklanıyor olabilir.Nefis bir aroması vardır. Dömisek şaraplarda çok iyidir. Yıllandırmaya ve meşe fıçıda bekletmeye uygun ender beyaz üzüm türlerinden biridir.



SULTANİYE
Etli, az asitli çekirdeksiz beyaz üzümdür.Aslında sofralık ve kurutmalık olarak tüketilir. Tadının ne kadar güzel olduğu isminden bellidir.' Sultanların ağzına layık' anlamındadır.Yetişme alanı Ege Bölgesi olup, Manisa ovası ve daha güneyde Denizli'nin Çal platosu'dur. Sultaniye üzümü son yıllarda Kapadokya'nın Emir üzümüyle kupe edilerek başarılı sonuçlar vermiştir. Emir gibi yine İç Kuzey Anadolu Bölgesi'nin yerel üzümü olan Narince üzümüyle de sonyıllarda karıştırılmakta ve oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir.Kavaklıdere'nin Sultaniye-sek ve Doluca'nın Angora-Beyaz şarapları çok başarılı Sultaniye örnekleridir.

Ayrıca Kavaklıdere'nin Çankayave Doluca'nın Villa Doluca- Beyaz şaraplarında Emir üzümüyle karıştırılarak kullanılır.Yoğun konsantre aromalı Sutaniye özellikle tatlılarla,pastalarla ve meyvelerle soğutularak içilebilir. Ayrıca iyi bir aperitif olabilir.

HASANDEDE
İç Anadolu Bölgesi'nin Ankara'nın doğusunda yer alan Kıırıkkale yöresinde yetiştirilen bir beyaz üzüm çeşididir.Aynı zamanda sofralık olarak da değerlendirilir.Orta kalitede ve düşük asitli şaraplar verir.

YERLİ KIRMIZI ÜZÜMLER

ÖKÜZGÖZÜ
Elazığ, Malatya'nın Arapgir ilçesi ve Tunceli yörelerinde yetiştirilen bir şaraplık üzümdür.Bu bölgenin tarihsel coğrafyasına bakıldığında birçok köyün 20. yüzyıl başı ve Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Ermeniler tarafından iskan edildiği görülür. Yoğun ermeni göçleri sonucu gerek köylerin boşalması gerekse müslüman nüfusun şaraplık üzüme dinsel nedenlerden dolayı uzak durması ve daha sonrasında bölgeden başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere göç yaşanması sonucunda genç nüfusun azalması gibi nedenlerle bu üzümün miktarında ve kalitesinde ciddi gerilemeler olmuştur.

Ancak son yıllarda bazı devlet ve özel kuruluşların çabaları ve şaraplık üzümün katma değerinde meydana gelen artış sonucu Öküzgözü'nün üretimi artmaya başlamıştır.
Öküzgözü üzümünün yetiştirildiği bölge yaklaşık 1000 metre yüksekliğnde dağlarla çevrili bir bölgedir. Dağların arasından , dar ve uzun vadiler oluşturarak akan ve daha sonra Fırat nehriyle birleşen dere ve çayların yarattığı mikroklima sonucu bölgesel iklim yumuşaması olmakta ve bu değerli üzümün yetişmesi için ideal koşullar oluşmaktadır. Ayrıca son yıllarda bölgede inşa edilen barajların göllerinin ( Keban barajı ve Karakaya barajı ) iklimi yumuşatması sayesinde bu üzümün yetişme alanı genişlemiştir. Öküzgözü, etli ,sulu ve iri taneli bir üzümdür. Adı ,büyüklüğünden gelmektedir. Sofralık olarak da bölge halkı tarafından değerlendirilmekte, ayrıca kurutulup satılmaktadır. Şarap yapımına son derece uygun bir üzümdür. Ancak bu üzüm çoğunlukla yalnız olarak değil, Boğazkere ile kupaj yapılarak şarap olmakta ve bu şaraplar piyasanın genelde en aranan şarapları olmaktadır. Monosepaj olarak da kullanılmakta ve vanilya,siyah frenk üzümü, böğürtlen , kiraz aromaları hissedilen şaraplar üretmektedir. Yıllanmaya son derece uygun şaraplardır. Önemli Öküzgözü şarabı markaları , Kulüp Öküzgözü, Kocabağ Öküzgözü ( Kapadokya yöresinin bir üretici firması ), Turasan Öküzgözü, Cankara Öküzgözü 'dür.

BOĞAZKERE
Diyarbakır yöresinin kırmızı şarap yapımında kullanılan bir üzüm türüdür. Çakıllı, zaman zaman kalkerli , killi topraklarda hayat bulur. Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki alüvyonlu ovalar ve o bölgenin iklim koşulları bu üzümün yetişmesi için son derece uygun koşullar sağlar. Bu üzüm de tarihte Ermeni ve Süryani vatandaşlarımızın şaraplık olarak yetişttrip bize miras bıraktıkları bir üzüm çeşididir.Ancak aynı Boğazkere üzümünde yaşandığı gibi, daha sonra dinsel nedenler, büyük kentlere göç sonucu bölgenin boşalması ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin son derece sağlıksız toprak dağılım yapısından dolayı unutulmuş ancak son yıllarda yine üretimi arttırılmış bir üzüm çeşididir.

Boğazkere adı tadından gelmektedir. Yendiği zaman insanın boğazında bıraktığı yanma-ekşime duygusu bölgede 'kermek ' diye adlandırılmaktadır. Küçük taneli, koyu renkli,kalın kabuklu ve güçlü taninli bir üzüm türüdür.

Boğazkere üzümü çoğunlukla şaraplarda Öküzgözü üzümüyle kupaj edilerek ,ona üçte bir (1/3) oranında katılmak suretiyle kullanılır. Bu şekilde çok başarılı şaraplar elde edilir. Bu şarapların bazıları şunlardır :

Doluca Özel Kav, Kavaklıdere Selection Kırmızı , genç birşarap olan ve birkaç ay içinde tüketilmesi gereken Kavaklıdere- Primeur Kırmızı, Turasan Öküzgözü- Boğazkere, Kocabağ Öküzgözü - Boğazkere, Pamukkale Diamond (Öküzgözü- Boğazkere) Tekel- Buzbağ .

Boğazkere şrabı monosepaj olarak da şarap üretir ve bu şaraplarda yine oldukça iyi kalitede olup, yıllanmaya uygun olurlar. Boğazkere şarabı morumsu koyu kırmızı renkte yoğun taninli bir şaraptır. Boğazkere'de vanilya, tarçın, kuru erik aromaları hissedilir. Dengeli bir burukluğa sahiptir. Ağızda meyve tadı ve meşe fıçıdan kaynaklanan hafif yanık bir tad bırakır.

Boğazkere monosepaj örnekleri :
Kulüp Boğazkere , Turasan Boğazkere , Kocabağ Boğazkere.

KALECİK KARASI :
Türkiye'nin en prestijli üzümü olan Kalecik Karası adını en önemli yetişme alanı olan Ankara'nın 50 km. kadar kuzeydoğusunda bulunan Kalecik ilçesinden almaktadır. Kalecik Karası üzümü, Türkiye'de tarihi en eski üzüm çeşitlerinden biridir. Hitit İmparatorluğu çağından beri (M.Ö 1650-1200 ) bu bölgede yetiştirilmektedir.Kalecik ilçesi Kızılırmak havzasında bulunur. Bu üzümün yetişme alanı da Kızılırmak'a adeta uçurum gibi çok dik bir eğimle inen topraklardır. Bu eğim sayesinde 900 ile 1200 metre yükseklikteki sert iklimli Anadolu steplerinin buz gibi soğuk kış rüzgarlarından koruma sağlanır ve yine bir mikroklima olayı yaşanır.

Kalecik Karası da yine daha önce sözünü ettiğimiz gibi yüzyıllarca süren devamlılığını o bölgede 20.yüzyıla kadar yaşayan Ermeni ve Rum vatandaşlara borçludur. Yine o insanların Türkiye'den ayrılmasıyla bu üzüm bir dönem unutulmuşsa da 1960 lar ve 70 lerdeyeniden hatırlanmış ve Kavaklıdere firması ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi nin çabaları sonucu. Fransız uzmanlarında katkılarıyla yeniden yaşatılmıştır.

Kalecik Karası üzümünün taneleri yuvarlak,siyah-mavi ve kalın kabukludur.Kalecik Karası üzümünden üretilen şaraplar renkleri çok koyu olmayan ancak derinliği olan şaraplardır. Damakta uzun zaman kalırlar.Bu üzüm, yaklaşık 12-14 derece şarap üretir. Yıllandırmaya uygun şaraplardır.

Son yıllarda Kalecik ilçesinde bu konuda bazı önemli girişimler olmaktadır. Bunlardan en önemlisi Işıklar Holding'in Fransızlarla ortak olarak kurmuş olduğu fabrika ve bağ alanı bu üzümün gelecekteki önemine işaret etmektedir.Bölgede ayrıca Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin bağları ve yine bu fakültenin bu üzümü kullanarak ürettiği Kalecik Karası şarabı vardır.

Kalecik Karası üzümü son yıllarda deyim yerindeyse en çok kopye edilen üzüm türü olmuştur. Şöyle ki, Türkiye'nin birçok başka bölgesinde Kalecik Karası üzümleri kopya edilmiştir. Bana göre çoğu, o bölgenin adıyla anılan üzümün çok başarılı olmayan örnekleridir.

Başlıca Kalecik Karası şarapları :
Kavaklıdere Kalecik Karası, Kavaklıdere Ancyra.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Kalecik Karası Chateau Kalecik , Domaine Kalecik Şarapları
(Bölgede kurulu bulunan Işıklar Holding Fabrikası'nda üretilen şaraplar.)
Turasan Kalecik Karası
Pamukkale Kalecik Karası

ÇALKARASI
Adını üretildiği bölgeden alan bir yerel üzüm çeşidi daha. Ege bölgesi 'nin güneyini doğu - batı doğrultusunda geçen Menderes Irmağı'na komşu bir alan olan Çal platosu'nda yetiştirilen bir üzüm türüdür. Akdeniz iklimi'nin etkisini de taşıyan 650-900 m. yüksekliğinde bir bölgede yetiştirilir. Çalkarası etli ve sulu bir üzüm olup,gül,çilek,dut ve kuşburnu tadlarını içerir. Olgunlaştığında asiditesi çok iyi bir konuma gelir. Killi, çakıllı ve kalkerli topraklarda çok da verimli olmayan bağlarda yetiştirilebilen bir üzüm türüdür. Çalkarası, kırmızı bir üzüm olduğu için tabii ki kırmızı şaraplarda kullanılır. Ancak az renk veren bir şarap olduğundan dolayı bu üzüm, roze şarapların ideal hammaddesidir.

Cinsault, Grenache gibi üzümler Çalkarası nın ideal partneri olup , bu üzümlerle karıştırıldığında çok güzel şaraplar üretir.Çalkarası üzümünden yapılan şaraplar en fazla iki yıl bekletilebilir.

Çalkarası üzümünden yapılan şaraplar :
Roze şaraplar.
Kavaklıdere - Lal : Sek roze şarap.
Kavaklıdere-Rosato : Dömi-sek roze şarap
Kavaklıdere - Pembe Köpük : Köpüklü roze şarap.

Kırmızı şaraplar :
Pamukkale sek kırmızı
Pamukkale tatlı kırmızı.
Küp- Çalkarası kırmızı.

KARASAKIZ (KUNTRA)
Kuzeybatı Ege Bölgesi'nde , Çanakkale, Bayramiç, Lapseki ve özellikle Bozcaada ( Tenedos ) da yaşam alanı bulan tarihi çok eski bir yerel üzümdür. Üzümün orijinal adı Kuntra'ydı ve bu isim özellikle Bozcaada'da eskiden yaşayan Rumlar tarafından bu üzüme verilmişti. Bozcaada yani Tenedos, yakınındaki Gökçeada ( İmroz ) gibi, Lozan Antlaşması sonucunda Türkiye'ye geçmeden önce, Rumların çokça yaşadığı bir adaydı. Rumların 1923-25 yılları arasındaki mübadelede adadan ayrılmaya başlamasıyla kuntra üzümünün yetiştirme alanı gitgide azaldı. Üzüm azalmakla kalmadı, Kuntra olan Rumca adı, Karasakız olarak Türkçe'ye çevrildi.

Kuntra esas itibarıyla kanyak üretiminde kullanılan bir üzüm çeşidi olmakla birlikte, son yıllarda gerek monosepaj gerekse diğer üzüm çeşitleriyle kupaja girerek şaraplık olarak da kullanılmakta, orta kalitede şaraplar vermektedir.

Kuntra üzümü, etli, sulu ve koyu renklidir. Asiditesi düşüktür.
Bozcaada'lı şarap üreticileri Talay şarapçılık tarafından Troya şarabında ; Çamlıbağ şarapçılık tarafından Kırmzı şaraplarda çokça kullanılır.

Kuntra üzümünden yapılan şaraplar yıllandırmaya uygun değildir. En fazla iki yıl bekletilmelidirler.

ADAKARASI
Adakarası , Marmara adası ve Avşa adası kaynaklı bir üzüm çeşidi olup , bu iki adada yine Cumhuriyet'in ilanına kadar oturan Rum vatandaşlar tarafından çokça yetiştirilmekteydi. Ne var ki önce nüfus mübadelesi, ardından da 1960 lardan başlayarak insanların özellikle Avşa adası'nda yazın yalnızca bir-iki ay keyif sürmek uğruna bağları bozup yazlık ev inşa etmeleri sonucunda Adakarası üzümünün yetişme alanı çok azalmıştır.

Adakarası üzümünün taneleri iri kalın kabuklu ve serttir.Şarabının alkol miktarı ortalama yüzde 12, asit miktarı litrede 6-7 gramdır. Yıllandırmaya uygun şaraplar verir. Ancak ne yazık ki günümüzde iyi kaliteli adakarası şarabı içmek neredeyse imkansızdır.

Adakarası üzümü, Avşa adası'ndaki bir-iki küçük üretici tarafından orta kalitede araba dönüştürülmektedir.

PAPAZKARASI
Kırklareli, Edirne, Uzunköprü, Şarköy 'de yetiştirilen çok kaliteli bir üzüm türüdür. Bu üzümden yapılan şaraplar Osmanlı döneminde bir efsaneydi. 1960'larda bile Papazkarası üzümünden yapılan şaraplar Fransa'da dahi rağbet görmekteydi. Ne yazık ki bu üzüm de, diğer birçok yerel çeşit gibi yabancı kaynaklı üzümlerle rekabete yenik düşmüştür ve üretim miktarı azalmıştır.

Papazkarası aynı zamanda iyi bir sofralık üzüm türüdür. İri ve yuvarlak taneli,mavi-siyah renklidir.Dengeli şaraplar verir.

Günümüzde Melen, Sevilen ve Yazgan gibi şarap üreticileri gerek monocepage olarak-ki bu çok zordur- gerekse örneğin gamay türü üzümlerle kupaj yaparak Papazkarası şaraplarını üretmektedirler

SÖZLÜK
Kupaj:
Farklı özellikteki küvlerin veya fıçıların şaraplarının harmanlanması işlemidir. Bu işlemde, bağların farklı kısımlarında elde edilen şarapların, değişik yılların, değişik işlemlerden geçmiş ayrı karakterde şarapların ya da farklı sepajların birbiri ile harmanlanması yolu ile, daha kaliteli şarapların üretilmesi hedeflenir.

Monocepage: Yalnızca bir çeşit üzümden şarap yapma işlemidir.
Tanen: Üzüm kabuklarında, çekirdeklerinde ve saplarında bulunan ve ağızda burukluk hissi uyandıran maddedir. Kırmızı şaraplarda daha çok bulunan tanenler, bu şarapların gövdesine katkıda bulunurlar ve aynı zamanda yıllanmalarında önemli bir rol oynarlar. Şaraba tanen, üzüm dışında, yıllandırıldığı fıçıdan da geçebilir.